ABD Adalet Bakanlığı, fidye yazılımı çetelerine altyapı sağlayarak 62 milyon dolarlık zarara yol açan üç Rus vatandaşı hakkında iddianame hazırladı.
Ne oldu?
ABD Adalet Bakanlığı, dünya genelindeki fidye yazılımı çetelerine ve siber suçlulara koruma sağlayan "kurşun geçirmez barındırma" (bulletproof hosting) hizmetleri sunmakla suçlanan üç Rus vatandaşı hakkındaki iddianameyi kamuoyuna açıkladı. Alexander Alexandrovich Volosovik, Kirill Andreevich Zatolokin ve Yulia Vladimirovna Pankova isimli şüphelilerin, St. Petersburg merkezli Media Land LLC ve ML.Cloud LLC şirketleri üzerinden siber suç örgütlerine gizlilik, yasal şikayetleri göz ardı etme ve altyapı desteği sağladıkları iddia ediliyor. Yedi yılı aşkın süren uluslararası bir soruşturma sonucunda hazırlanan bu iddianamede, operatörlerin siber saldırganların kimliklerini gizlemelerine ve kötü amaçlı yazılımlarını engellenmeden barındırmalarına bilerek izin verdikleri belirtiliyor.
Neden önemli?
Kurşun geçirmez barındırma sağlayıcıları, siber suç ekosisteminin can damarını oluşturmaktadır. Normal web barındırma şirketleri telif hakkı veya kötü amaçlı yazılım ihlalleri gibi şikayetler aldığında zararlı içerikleri derhal çevrimdışı yaparken, bu operatörler şikayetleri görmezden gelerek fidye yazılımı ve kimlik avı saldırılarının kesintisiz devam etmesini sağlıyor. ABD makamlarına göre, söz konusu altyapı üzerinden gerçekleştirilen siber saldırılar küresel çapta en az 62 milyon dolarlık doğrudan finansal zarara yol açtı. Bu durum, siber suçların sadece bireysel bilgisayar korsanlarından ibaret olmadığını, arkalarında profesyonelce işletilen ve hukuki yaptırımlardan kaçınan devasa bir altyapı ağının bulunduğunu gösteriyor.
Ayrıca bu olay, uluslararası hukuk ve siber diplomasi açısından da büyük önem taşıyor. ABD ile Rusya arasında bir suçlu iade anlaşması bulunmadığı için şüpheliler şu an için yakalanamadı ve serbest durumdalar. Ancak ABD Dışişleri Bakanlığı, bu kişilerin yakalanmasını veya siber faaliyetlerinin engellenmesini sağlayacak bilgiler için 10 milyon dolara kadar ödül teklif ederek baskıyı artırıyor. Bu adım, siber suç altyapısını işleten aktörleri finansal ve operasyonel olarak izole etmeye yönelik küresel mücadelenin yeni bir aşamasını temsil etmektedir.
Kim veya ne etkileniyor?
Bu yasa dışı barındırma hizmetleri nedeniyle başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dünya genelindeki kritik altyapı sistemleri ve kurumlar doğrudan hedef alınmıştır. İddianamede, 21 farklı ABD eyaletinde aralarında hastanelerin, okulların, finans kuruluşlarının, devlet kurumlarının ve medya şirketlerinin yer aldığı en az 42 kuruluşun bu şüphelilerin sağladığı altyapı üzerinden düzenlenen saldırılardan etkilendiği aktarılıyor. Benzer şekilde, bu tür korunaklı sunucularda barındırılan botnet'ler, kimlik avı (phishing) kampanyaları ve kimlik bilgisi hırsızlığı yazılımları, dünya genelindeki milyonlarca sıradan internet kullanıcısının kişisel veri güvenliğini de doğrudan tehdit ediyor.
Ne yapılmalı?
Kurşun geçirmez barındırma sağlayıcılarının siber suçlulara sunduğu bu koruma kalkanını kırmak için kurumların ve devletlerin çok katmanlı savunma stratejileri uygulaması gerekmektedir. Şirketler ve BT yöneticileri, ağlarına gelen trafiği sürekli izlemeli, Media Land ve ML.Cloud gibi yaptırım uygulanan altyapı sağlayıcılarından gelen veri akışlarını aktif olarak engellemelidir. Siber suç altyapılarının küresel doğası göz önüne alındığında, kamu ve özel sektör arasındaki tehdit istihbaratı paylaşımı artırılmalı ve şüpheli IP adresleri hızlıca kara listeye alınmalıdır. Sonuç olarak, siber güvenliği sadece yerel sistemleri korumak olarak görmemek; bu tür yasa dışı barındırma hizmetlerine karşı uluslararası yaptırımlara uymak ve sistemleri güncel tehdit analizleriyle proaktif biçimde savunmak kritik önem taşımaktadır.
BleepingComputer | U.S. Department of Justice