CANLI · 1087 haber akışta Son güncelleme 11:57
19 Eylül 2026
Dev · Cloudflare Blog

Siber Tehditlere Karşı Dev İş Birliği: Cloudflare, Birleşik Krallık’ın Siber Dayanıklılık Taahhüdü’ne Katıldı

Birleşik Krallık hükümetinin Siber Dayanıklılık Taahhüdü’ne katılan Cloudflare, liderlik düzeyinde siber sorumluluk ve tedarik zinciri güvenliğini savunuyor.

7 Temmuz 2026

Ne oldu?


Bulut bilişim ve siber güvenlik devi Cloudflare, Birleşik Krallık (BK) hükümeti tarafından başlatılan ve gönüllülük esasına dayanan "Siber Dayanıklılık Taahhüdü"ne (Cyber Resilience Pledge) kurucu imzacılardan biri olarak katıldığını duyurdu. Bilim, İnovasyon ve Teknoloji Departmanı (DSIT) ile Ulusal Siber Güvenlik Merkezi (NCSC) gibi kurumların iş birliğiyle hazırlanan bu yeni çerçeve, şirketleri kurumsal yönetim mekanizmalarını güçlendirmeye davet ediyor. Taahhüt kapsamında imza atan kuruluşlar; yönetim kurulu seviyesinde siber güvenlik sorumluluğu üstlenmeyi, temel siber güvenlik kontrollerini uygulamayı ve tedarik zincirlerinde uçtan uca siber hijyen sağlamayı taahhüt ediyor. On yılı aşkın süredir bu ilkeleri iş modelinin merkezine koyan Cloudflare, bu hamlesiyle kamusal siber güvenliğin küresel standartlara ulaşması yönündeki adımlarını pekiştirmiş oldu.

Neden önemli?


Bu taahhüt, siber risklerin tarihin en yüksek seviyelerine ulaştığı kritik bir dönemde hayata geçiriliyor. Cloudflare'in 2026 verilerine göre, şirketin küresel ağı her gün ortalama 234 milyar siber tehdidi engelliyor ve son dönemde saniyede 31,4 terabit (Tbps) büyüklüğe ulaşan rekor DDoS saldırıları püskürtülüyor. BK özelinde bakıldığında, ülkenin en çok hedef alınan altıncı bölge haline gelmesi ve işletmelerin %43'ünün geçtiğimiz yıl en az bir siber saldırıya maruz kalması durumun ciddiyetini ortaya koyuyor. Özellikle finans, havacılık ve yerel yönetim altyapılarını hedef alan uygulama katmanı saldırıları, siber güvenliğin artık sadece teknik bir konu değil, ulusal güvenlik ve iş sürekliliği sorunu olduğunu kanıtlıyor.

Hükümet düzeyindeki bu girişim, siber dayanıklılığın sadece büyük teknoloji şirketlerinin değil, tüm ekosistemin ortak sorumluluğu olduğunu gösteriyor. Cloudflare'in bu harekete katılması, güvenlik araçlarının "demokratikleştirilmesi" felsefesini de ön plana çıkarıyor. Şirket, SSL sertifikalarını ücretsiz hale getirmesi, kırılgan grupları koruyan sosyal sorumluluk projeleri (Galileo ve Athenian) ve kuantum sonrası kriptografi yatırımlarıyla siber dayanıklılık tabanını yükseltmeyi hedefliyor. Bu durum, siber savunma bütçesi kısıtlı olan küçük işletmelerin ve kamu kurumlarının da büyük tehditler karşısında korunmasını kolaylaştırıyor.

Kim veya ne etkileniyor?


Bu gelişme, Birleşik Krallık merkezli faaliyet gösteren tüm işletmeleri, kamu kurumlarını, kritik altyapı sağlayıcılarını ve en önemlisi geniş tedarik zinciri ekosistemlerini doğrudan etkiliyor. Tedarik zincirindeki en zayıf halkanın bile büyük ölçekli sistemik kesintilere yol açabileceği göz önüne alındığında, taahhüt kapsamındaki standartların yaygınlaşması, tüm dijital ekonominin güvenlik seviyesini artıracaktır. Ayrıca Cloudflare ağını kullanan milyonlarca web sitesi ve son kullanıcı, daha dirençli ve güvenli bir dijital altyapıdan dolaylı olarak faydalanmış olacaktır.

Ne yapılmalı?


Kuruluşlar siber güvenliği tek seferlik bir proje olarak değil, sürekli bir yönetim ve iyileştirme süreci olarak ele almalıdır. BK'deki "Cyber Essentials" gibi sertifikasyon programlarının getirdiği temel standartlar örnek alınarak, çok faktörlü kimlik doğrulama, düzenli sistem yamaları ve sıkı tedarikçi denetimleri hayata geçirilmelidir. Şirketlerin yönetim kurulları, siber riskleri doğrudan sahiplenmeli ve operasyonel kararlara siber dayanıklılık kriterlerini entegre etmelidir. Sonuç olarak, dijital altyapıların kesintilere karşı güvenli bir şekilde tasarlanması ve kriz anlarında hızlı kurtarma planlarının hazır bulundurulması hayati önem taşımaktadır.

Kaynaklar:
- Cloudflare Blog
- UK Gov Announcement

Kaynaklar

Güne dön