CANLI · 1087 haber akışta Son güncelleme 11:57
19 Eylül 2026
Dev · Cloudflare Blog

Cloudflare, Project Galileo’nun 12. Yılında Açıkladı: Sivil Toplum 7 Kat Daha Yoğun Saldırı Altında

Cloudflare raporuna göre sivil toplum kuruluşları, diğer sitelere kıyasla 7 kat yoğun siber saldırıya maruz kalıyor; DDoS ve zafiyet istismarları başı çekiyor.

18 Haziran 2026

Ne oldu?


Cloudflare, 2014 yılında hayata geçirdiği ve gazeteciler, insan hakları savunucuları ile kar amacı gütmeyen kuruluşlara ücretsiz siber güvenlik hizmeti sunan Project Galileo’nun 12. yılını kutlamak için yeni bir rapor yayımladı. Defending the Front Line: Insights from a Year of Protecting Civil Society başlıklı bu rapor, Şubat 2025 – Ocak 2026 döneminde Project Galileo kapsamındaki 3.400’den fazla siteye yönelik verileri özetliyor. Şirket, bu siteleri korumak için 38,5 milyar kötü niyetli isteği engellediğini; bu sayının günlük ortalama 105 milyondan fazla olduğunu açıkladı. Saldırıların büyük çoğunluğunu %81,7 ile dağıtık hizmet reddi (DDoS) saldırıları oluşturdu; toplamda yaklaşık 31,4 milyar DDoS isteği tespit edildi. Rapora göre aynı dönemde 7,1 milyar zafiyet istismar girişimi de engellendi. Cloudflare, bu raporun sivil topluma yönelik tehditleri ilk kez kapsamlı biçimde ortaya koyduğunu ve gelecekte yıllık yayımlanacağını belirtti. Ayrıca 16 katılımcı kuruluş için vaka çalışmaları da paylaşıldı.

Neden önemli?


Bulgular, sivil toplum kuruluşlarının demokrasinin denetleyici mekanizmaları olduğunu, ancak siber güvenlik kaynakları bakımından ticari işletmeler kadar donanımlı olmadığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Cloudflare’in geniş ağı üzerinden yapılan karşılaştırma, bu kuruluşlara yönelik saldırı hacminin diğer internet kullanıcılarına kıyasla yedi kat daha yüksek olduğunu gösteriyor. Yani saldırılar sadece daha sık değil, aynı zamanda daha ısrarcı. Örneğin Cloudflare’nin ticari müşterileri için tipik bir DDoS saldırısı otomatik savunmalar sayesinde 10 dakika içinde sona ererken, Galileo katılımcılarına yönelik saldırılar günler hatta haftalar boyunca tekrar eden parçalı dalgalardan oluşmuş. Bu durum, saldırganların otomatik filtreleri atlatmak için kısa patlamalar halinde trafik gönderip imza değiştirdiğini ve sistematik, uzun vadeli bir niyet taşıdığını gösteriyor. Haber kuruluşları da ayrıca orantısız biçimde hedef alınıyor: Programdaki sitelerin %22,7’sini oluşturan medya kuruluşları, zafiyet istismar girişimlerinin %40,5’ini tek başına çekiyor; öyle ki rapor döneminde medya kuruluşlarına yönelik ortalama her yedi saniyede bir kötü niyetli istek engellenmiş. Bu tablo, ifade özgürlüğü, bağımsız gazetecilik ve sivil muhalefet alanlarını doğrudan baskı altına alan bir tehdit algısı yaratıyor. Aynı zamanda saldırıların, seçim dönemleri, kamuoyu kampanyaları veya soruşturma haberlerinin yayınlandığı kritik anlarda yoğunlaşması, bu tehdidin keyfi değil, politik ve koordineli bir boyut taşıdığına işaret ediyor.

Kim veya ne etkileniyor?


Raporun doğrudan kapsadığı kesim, Project Galileo’ya dahil 120’den fazla ülkedeki 3.400’ün üzerinde site; aralarında bağımsız medya kuruluşları, insan hakları örgütleri, çevre aktivistleri, yardım kuruluşları ve dijital haklar savunucuları bulunuyor. En çok medya sektörü etkileniyor: Programdaki sitelerin dörtte birinden azını temsil eden haber siteleri, güvenlik açığı sömürme girişimlerinin neredeyse yarısını karşılamak zorunda kalıyor. Vaka çalışmalarından biri, Irak merkezli dijital haklar grubu Tech4Peace’in, bir Suriye siyasetçisine ait olduğu iddia edilen yapay zeka üretimi görseli çürüten bir makale yayınlamasının ardından 2,6 milyar isteklik, sekiz gün süren bir DDoS kampanyasıyla karşılaştığını gösteriyor. Bu, özellikle dezenformasyonla mücadele eden veya iktidarları eleştiren kuruluşların ne kadar savunmasız olduğunu somutlaştırıyor. Ayrıca raporun duyurusuyla birlikte gazetecilere yönelik yeni iş birlikleri de gündeme geldi; bu da sivil toplum destek ağının giderek genişlediğini gösteriyor.

Ne yapılmalı?


Sivil toplum kuruluşları için ilk adım, nitelikli DDoS koruması, web uygulaması güvenlik duvarı (WAF) ve düzenli güvenlik yaması gibi temel kontrolleri ücretsiz veya indirimli programlar aracılığıyla devreye almak. Yüksek riskli dönemlerde — özellikle hassas bir haberin yayınlanacağı veya büyük bir kampanya başlatılacağı günlerde — trafik ve güvenlik olaylarını artırılmış izleme ile takip etmek, erken uyarı imkanı sağlar. Personelin oltalama (phishing) ve sosyal mühendislik senaryolarına karşı eğitilmesi, yedekleme ve olay müdahale planlarının güncel tutulması da kritik. Bulut ve alan adı altyapısında çoklu katmanlı savunma, rate limiting ve bot yönetimi gibi önlemler hayata geçirilmeli. Kamu kurumları ve bağışçılar için ise sivil toplumun dijital güvenliğine yönelik finansmanın artırılması, tehdit istihbararının paylaşılması ve ifade özgürlüğünü tehdit eden saldırıların uluslararası gündemde tutulması gerekiyor. Teknoloji şirketleri de maruz kalan gruplara ücretsiz güvenlik araçları, şeffaflık raporları ve uzman desteği sunarak bu ekosistemin sürdürülebilirliğine katkıda bulunabilir.

Kaynaklar

Güne dön